Başlangıç > Teknoloji > “Merhaba, adım Begüm ben bir Facebookzedeyim”

“Merhaba, adım Begüm ben bir Facebookzedeyim”


Bugün, internette yaşadığınızı sandığınız özgürlük gelecekte, yetişkinliğinizde kabusunuz olabilir.

Yıl: 2020. Yer: home office tarzında döşenmiş bir evin salonu. Kahramanımız Begüm, oldukça iyi bir üniversiteden, çok başarılı bir dereceyle mezun olduktan sonra henüz bir sene bile geçmeden, hiç azalmayan işsiz ordusu arasından sıyrılıp lik online iş görüşmesi için bilgisayarın karşısına geçmişti bile. Zeki olmasının yanı sıra, internet üzerinde oldukça meşhur bir blog yazarı olmasının da etkisi ile işe biraz garanti gözüyle bakıyordu. İki yabancı dilin yanı sıra tüm web tasarım yazılımları ve dilleri ile Google OS ve Android sistemlerine de hakimdi. İşe kabul edilmemesi için bir felaket olması gerekiyordu.

 
Görüşmeye çağrıldığında blog’unu güncellemek için her zaman yanında taşıdığı iPad’ini rulo yapıp bir kenara kaldırdı. Ama kendisini bekleyen süprizden habersizdi: Görüşme sadece 1 dakika sürdü. İnsan kaynakları sorumlusu sadece kendisi ile çalışamayacaklarını bildirmek için bağlanmıştı.  Begüm, şirket yapısına uymayacak derecede ciddiyetsiz ve sorumsuz bulunmuştu. Yaşam tarzı bu işte çalışması için uygun değildi. Peki ama bu kanıya nereden varılmıştı? Doldurduğu formda buna karar kılacakları bir tane bile soru bulunmuyordu ki!
 
Ama internetin kesinlikle unutmadığı gibi çok büyük bir ayrıntıyı atlamıştı. Herşeyin ulaşılabilir, öğrenilebilir ve daima kayıt altında olduğu bir dünyada, gençliği henüz Facebook’un yeni yeni popüler olmaya başladığı dönemlerde geçmişti. Genç yaşlarda kendisi ile ilgili paylaşmaktan çekinmediği utanç verici bilgilerin başına bu kadar büyük bir sorun açacağını hiç düşünmemişti.
 
Hemen günümüze dönelim. Sadece Begüm değil belki de bundan on yıl sonra Facebook jenerasyonunu olarak adlandırılacak günümüz gençlerinin hiç biri bu büyük sorunun farkında değiller. Sorun olan tabii ki sadece Facebook değil. Tuvalete giderken de not düştükleri Twitter, bir deşarj arenası olarak gördükleri ve gerçek hayatta duysalar yüzlerinin kızaracağı küfürleri arka arkaya sıraladıkları sözlükler ve diğer sosyal ağlar da hepsinin geleceğini karatacakları günü sabırsızlıkla bekliyor.
 
Hikayemizdeki kahramanın ismi, 2020 yılında en popüler sistemin Google OS olacağı, iPad’İn ise hala var olup olmayacağı kurgusal olabilir belki ama bu kadar çok ve gereksiz bilgi paylaşmaya devam edildiği sürece sorun yaşanabileceğine garanti gözüyle bakabilirsiniz. İnternet öncesi nesll olarak biz de gençliğimizde bir çok hata yapmış olabiliriz. Bazı ünlülerin istenmeyen fotoğraf ve videoları tozlu raflardan ve albümlerden “bir ihtimal” ortaya çıkmış olabilir.
 
Ama şuna emin olmamız gerekiyor ki sürekli kayıt altında olan internet neslinin böyle giderse asıl hiç bir istenmeyen kaydı olmaması bir sürpriz olacak. Daha henüz erken. Zararın neresinden dönsülse kardır. Geleceğinizi düşünerek bundan sonra sanal hayatınıza biraz daha özen gösterin. Bugün internette yaşadığınızı sandığınız özgürlük, yetişkinliğinizde kabusunuz olabilir.
 
Mahmut Karslıoğlu
 

 

Reklamlar
Kategoriler:Teknoloji Etiketler:, ,
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. Ekim 15, 2010, 7:33 pm

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: